TÜRK MUTFAĞINDA PİLAVLAR II
İlk
yazılı yemek kitaplarına bakılacak olursa, pilavların
bizim mutfağımızda başlı başına bir yemek
kategorisi oluşturacak kadar çok sayıda bulunduğu görülür. Söze
ilk basılı Türkçe yemek kitabı olan Melceüt Tabbahin
(AşçılarınSığınağı)-ya da yaygın
adıyla Melce-ile başlayalaım. Mehmet Kamil Bey tarafından
1844 yılında yazılan bu kitap der kenar bölümü de dahil on üç
bölüm bulunur ve bunlardan birisi, onuncu fasıl bütünüyle pilavlara
ayrılmıştır. Bunların dönemin bütün pilavları
olmadığı ortada. Yine de örnek seçilen pilavların
adlarını burada bir kere
sayalım. Adi pirinç pilavı, Acem pilavı, köse pilavı, susuz
pilav, yağsız pilav ( ikinci bir tarifiyle birlikte), domates
pilavı, baş pilavı, lüfer pilavı, patlıcanlı
pilav, midye salması, tarak pilavı, Özbek pilavı. Bunlar içinde
lifer, midye ve tarak gibi deniz ürünlü pilavların çokluğu hemen
dikkat çekmekte. Ayrıca köse pilavı, susuz pilav, yağsız
pilav ve baş pilavı da bugün repertuardan düşmüş örnekler.
Fahriye
Nedimin yemek kitabında ise kırk yedi çeşit pilav
bulıunur. Burada yer alan pilav tariflerini belli başlıklar
altında toplayabiliriz. Önce bugün bize oldukça garip görünen
sakatatlı pilavlardan başlayalım. Bunlar arasında hemen
dikkat çekenler beyinli pilav, ciğerli pşav ve baş
pilavdır. Ayrıca paça suyuna pilav da bir ölçüde bu kategoriye dahil
edilebilir. Sakatatlı pilavları etli pilavlar izler. Bunlar
kaburgalı pilav, kıymalı pilav, tas kebablı ve muhtelif
tavuklu pilavlardan oluşursa da, bıldırcınlı pilav,
kuş etli pilavlar, kaz etli pilav, ördeklli pilav gibi örnekleri de av
hayvanlı pilavlar diye ayrı bir seçenek oluşturmassak- bu
şemsiye altında almak gerekir. Balık ve deniz ürünlü pilavlar da
çoktur. Balıklardan kalkan balığı, kefal, levrek ve lüferli
pilavlar da çoktur. Balıklardan kalkan balığı, kefal, lüfer
ve lüferli pilavlar ayrı ayrı anlatılır. Bunlara ek olarak
da midyeli, taraklı, istiridyeli pilav tarifleri de kitapta yer alır.
Sebzeli olarak ise enginarlı ve domatesli pilavları görürüz. Belli
bir bölgeye ait olan pilavlar arasında ise Milano pilavı, Rodos
pilavı, Türkistan pilavı, Kaşgar pilavı, Acem pilavı
bulunur. Nihayet Fahriye Nedim, pilavlar bahsinde firik pilavına, bulgur
pilavına ve kuskus pilavına da yer ayırır.
Bütün bunlara
baktığımızda pilavların Türk mutfak tarihinde
gerçekten ihtişamlı bir yeri olduğunu görememek mümkün
değil. Şimdi ise gereken, bu büyük hazineyi günümüz mutfaklarına
taşıyabilmek gibi görünüyor.